Dolar 43,2756
Euro 50,1962
Altın 6.375,38
BİST 12.668,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Paz 4°C
Pts 4°C
Sal 6°C
Çar 8°C
29 Ekim

Metin Ağırman ;Mahkeme Kararı ve Eksik Planlama

Metin Ağırman ;Mahkeme Kararı ve Eksik Planlama
REKLAM ALANI
6 Ocak 2026 10:18
A+
A-

Kent Kültürü ve Demokrasi Derneği Başkanı, Mimar Metin Ağırman, etap bir ve etap iki planlarının iptaline ilişkin açıklamalarda bulundu.

İşte o açıklama

TARİH: 7 Ocak 2026
KONU: Kartal Etap 1 ve Etap 2 İmar Planı İptali ve Kentsel Dönüşümde Halkın Hakları Hakkında

KAMUOYUNA DUYURU

Kartal Belediye Meclisi’nin 2026 yılı ilk toplantısında gündeme gelen “Etap 1” ve “Etap 2” (Kordonboyu, Yukarı Mahalle ve Petrol İş Mahalleleri) imar planlarının iptali, bölge halkı ve derneğimiz tarafından yakından takip edilmektedir. Meclis tutanaklarına yansıyan siyasi tartışmalar ve mahkeme süreci göstermektedir ki; kentsel dönüşüm süreci maalesef teknik ve hukuki bir zeminden ziyade, siyasi bir yetki kargaşasının ve çatışmanın içine itilmiştir.

Kartal Kordonboyu Kentsel Dönüşüm ve Dayanışma Derneği olarak, sürece dair tespitlerimizi ve halkın taleplerini içeren değerlendirmelerimiz şöyledir:

1. Mahkeme Kararı ve Eksik Planlama

Mahkeme kararları her zaman mutlak doğruyu yansıtmayabilir. Mevcut plan iptal gerekçeleri incelendiğinde; halkın barınma hakkının, mülkiyet haklarının ve yaşam kalitesinin yeterince gözetilmediği açıkça anlaşılmaktadır. Yoğunluğun fazla olması bahanesiyle donatı alanlarının orantısız kullanıldığı tanımlaması ne yazık ki gerçekleri yansıtmamaktadır. En önemlisi, bu kararla planın yapılmasında halkın katılımının gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

2. Siyasi Çatışma ve Mağduriyet

Bakanlık ile yerel yönetim arasındaki yetki kargaşası ve “çok başlılık”, planlama sürecini tıkanma noktasına getirmiştir. Siyasi polemikler, deprem gerçeğiyle yüz yüze yaşayan vatandaşın güvenliğini ve haklarını korumak yerine süreci daha da belirsizleştirmiştir.

3. Vatandaş Bir “Taraf” Olarak Kabul Edilmelidir

Kartal’ın merkezine ve tüm ilçemize artı değer yaratacak bir planlamanın en büyük destekçisi ve tarafıyız. Ancak yetkililer bilmelidir ki; malikleri sürecin dışına iten, kapalı kapılar ardında hazırlanan planlar “yürütülemez” olmaya mahkumdur.

• Sürece sonradan dahil edilmek ya da oldu bittiye getirilmek, yeni iptal davalarını ve tıkanmaları beraberinde getirecektir.
• Bu kilitlenmeyi engellemek adına, sesimizin duyulmasını ve karar verici mekanizmalarda maliklerin de resmi bir taraf olarak temsil edilmesini talep ediyoruz.

4. Hatalı Dönüşüm Modeli

Dönüşümün sadece “kat karşılığı” modeline hapsedilmesi büyük bir hatadır. Mevcut yapı yoğunluğunun zaten yüksek olduğu bu bölgede, sadece emsal artışı üzerinden bir çözüm aramak halkın haklarının gasp edilmesine yol açacaktır. Mevcut yoğunluk hesapları, gerçek ihtiyaçların gerisinde kalmıştır.

5. Yoğunluk Tespiti, Emsal Gerçeği ve Müktesep Hakların Korunması İlkesi

Planlama ve yargı süreci, göz ardı edilemeyecek büyüklükte bir teknik ve hukuki çelişkiyi barındırmaktadır:

a) Plan Raporlarındaki Resmi Tespit: Yürürlükteki 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı raporlarında, Etap 1 ve Etap 2 bölgelerindeki mevcut ortalama yapılaşma yoğunluğu E:5.40 olarak açıkça tespit ve ifade edilmiştir. Ne var ki yeni plan bu değeri, herhangi bir teknik, bilimsel veya planlama gerekçesi ortaya konulmaksızın yaklaşık yarı seviyesine indirmiştir.

b) Mahkeme Kararındaki Değerlendirme Eksikliği: Yargı mercii, bölgedeki bu mevcut yoğunluk gerçeğini ve idarenin kendi plan raporlarında kabul ettiği E:5.40 emsal değerini yeterince değerlendirmemiştir. Oysa imar planlamasının temel ilkelerinden biri, mevcut yapılaşma düzeninden kaynaklanan kazanılmış (müktesep) hakların korunmasıdır. Danıştay içtihatları da plan değişikliklerinde mevcut yapılaşma haklarının gözetilmesi gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

c) Sahada Tespit Edilen Fiili Durum: Derneğimizce gerçekleştirilen teknik incelemelerde; mevcut yapı stokundaki 5-6 katlı bloklar, bölgenin topoğrafik yapısından kaynaklanan kot farkları nedeniyle kazanılan ilave katlar ve ruhsatlı yapılarda fiilen kullanılan tüm inşaat alanları birlikte değerlendirildiğinde, Etap 1 ve Etap 2’deki pek çok parselde fiili emsal değerlerinin E:6.00 ile E:7.00 arasında seyrettiği görülmektedir.

d) Sonuç ve Talep: Yeni planlama süreci; teorik varsayımlara veya eksik hesaplamalara değil, idarenin kendi raporlarında belgelediği ve sahada “yerinde tespit” yöntemiyle doğrulanan bu somut kazanılmış haklar üzerinden yürütülmelidir. Aksi yaklaşım, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ve hukuki güvenlik ilkesinin açık ihlali anlamına gelecektir.

6. Çözüm Önerisi: Orhantepe Modeli Baz Alınarak Halkın Talepleriyle Oluşturulacak Dönüşüm

Bakanlığın ve ilgili kurumların bu bölge için daha önce uygulanan ve daha kapsayıcı olan “Orhantepe Modeli” üzerinden yeniden planlama yapması zorunluluktur. Müktesep hakları koruyan bir dönüşüm modeli üzerinden maliklerle uzlaşarak; bilimsel, kamusal ve hak temelli bir yaklaşımla, bilim insanlarının ve orada yaşayan halkın katkılarıyla yeniden şekillendirilmelidir.

7. Örgütlü Mücadele ve Dayanışma Kararlılığı

Dernek olarak, bölgedeki tüm mülk sahipleriyle sarsılmaz bir dayanışma içerisindeyiz. Dava süreçlerini takip ediyor; Bakanlık, siyasi partiler ve yerel yönetimler nezdinde haklarımızı savunmak için teknik girişimlerimizi sürdürüyoruz. Kendi aramızdaki örgütlülüğü büyütmekte kararlıyız.

SONUÇ

Verilen emsaller ve planlama notları halkın ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır. Dernek olarak talebimiz; dönüşüm modelinin netleşmesi, halkın mülkiyet haklarının korunması ve bilimsel gerçeklere dayalı, kamusal yararı merkezine alan bir sürecin acilen başlatılmasıdır. Kartal halkı siyasi çekişmelere malzeme edilemeyecek kadar hayati bir barınma mücadelesi vermektedir.

Gelişmeler ve çözüm önerilerimiz hakkında tüm komşularımızı bilgilendirmek amacıyla yakın bir tarihte genel bir toplantı düzenleyeceğimizi ilan ediyoruz. Siyasi polemikleri bir kenara bırakıp; bilimsel, kamusal ve kazanılmış hakları koruyan bir süreci başlatmak için yetkilileri sağduyuya davet ediyoruz.

Kartal Kordonboyu Kentsel Dönüşüm ve Dayanışma Derneği
Yönetim kurulu adına
Metin AĞIRMAN
Mimar /Harita ve Kadastro Müh.
Başkan

REKLAM ALANI