Esra Akyol yazdı : Kendin olmaktan seni ne alıkoyuyor?
Kendin olmaktan seni ne alıkoyuyor?
İçindeki baharın açmasını engelleyen şey hayat değil…
belki de kendine koyduğun görünmez sınırlar.
Belki de seni en çok yoran şey gerçekten hayat değil;
içinde taşıdığın bazı eski kodlar.
Yetersizlik hissi…
Sana sürekli daha fazlasını yapman gerektiğini fısıldar.
Durmadan üretmeni, koşmanı, kendini kanıtlamanı ister.
Sanki olduğun halin yetmezmiş gibi.
Mükemmeliyetçilik…
Adım atmadan önce seni durdurur.
“En kusursuz haliyle yapmalıyım” der.
Ve çoğu zaman seni hiç başlamamaya ikna eder.
Kabul görme ihtiyacı…
Seni kendinden uzaklaştırır.
Sırf sevilmek, uyum sağlamak, dışlanmamak için
kendinden parçalar vermeye başlarsın.
Ve bir noktada fark edersin:
Artık kendin gibi yaşamıyorsundur.
Oysa doğaya baktığında bambaşka bir şey görürsün.
Hiçbir ağaç başka bir ağaca benzemeye çalışmaz.
Hiçbir çiçek kendini kanıtlamak zorunda değildir.
Her biri olduğu haliyle var olur.
Ve tam da bu yüzden bütünün güzelliğine katkı sunar.
Biz de bu varoluşun bir parçasıyız.
Belki de yapmamız gereken şey
kendimizi zorlamak değil…
Kendimize biraz daha şefkatle yaklaşmak.
Kendimizi kabul etmek.
Kendimizi bastırmadan, zorlamadan,
olduğumuz halimizle hayata katılmak.
Çünkü içimizdeki o bahar
ancak böyle açar.
Ve biz açtığımızda
sadece kendimiz için değil,
bütün için de bir şey değişir.
Bazen en büyük dönüşüm,
sadece kendin olmaya izin vermektir.
Peki gerçekten kendin olmaya cesaret etsen…
hayatın nasıl olurdu?
