CHP’NİN HAFIZASI İSTİFA ETTİ
KAMUOYUNA AÇIKLAMA VE BEYAN
Yaklaşık kırk üç yıl boyunca içinde bulunduğum sosyal demokrat siyasal mücadeleye ve Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğime ilişkin değerlendirmelerimi kamuoyunun bilgisine sunmayı bir sorumluluk olarak görüyorum.
Siyasi Yaşama Başlangıcım
1984 yılında Tunceli’de Sosyal Demokrat Halkçı Parti’ye (SODEP) üye oldum ve aynı yıl il yönetiminde görev aldım. Yerel seçimler sürecinde emekli öğretmen Hasan Korkmaz’ın belediye başkan adaylığını örgütledik ve seçimleri kazanarak önemli bir başarı elde ettik.
1985 yılında Tunceli’den ayrılarak İstanbul Kartal’a yerleştim. Kısa süre sonra SHP Kartal İlçe Örgütü’nün kurucu ilçe başkanı olarak görevlendirildim. İlk ilçe kongresinde yeniden ilçe başkanı seçildim. O dönemde partimizin Genel Başkanı, rahmet ve minnetle andığım Sayın Erdal İnönü, Genel Sekreteri ise Sayın Fikri Sağlar’dı.
Daha sonra Sayın Hasan Fehmi Güneş’in İstanbul İl Başkanlığı döneminde de ilçe başkanlığı görevimi sürdürdüm.
İstanbul Mitinginin Örgütlenmesi
Bu süreçte Genel Sekreter Sayın Fikri Sağlar’ın katılımıyla İstanbul İl Başkanlığı ve ilçe başkanlarının ortak toplantısı yapıldı. Toplantıda İstanbul’da büyük bir miting düzenlenmesi gündeme geldi. Sayın Hasan Fehmi Güneş, dönemin koşullarında İstanbul örgütünün buna hazır olmadığını ve kamuoyu desteğinin yeterli seviyede bulunmadığını belirterek bu görevin daha sonraya bırakılması gerektiğini ifade etti. Toplantı sonunda herhangi bir karar alınmadı.
Kısa süre sonra Sayın Hasan Fehmi Güneş’i ziyaret ederek İstanbul mitinginin örgütlenmesi görevini üstlenmek istediğimi söyledim. Kendisi bazı haklı endişelerini dile getirmekle birlikte bu görevi bana verdi.
Görevi üstlendikten sonra Kartal İlçe Örgütü’nü topladım, görev dağılımını yaptık ve yoğun bir çalışma başlattık.
Bu süreçte eski Bakan ve uzun yıllar milletvekilliği yapmış rahmetli Sayın Ali Topuz ile rahmet ve minnetle andığım Ankara Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vedat Dalokay birlikte Pendik’teki miting alanının hazırlanması çalışmalarını yürüttük.
Rahmetle andığım Sayın Aydın Güven Gürkan, Sayın Ertuğrul Günay ve 1980 öncesi CHP Gençlik Kolları’nda görev yapmış birçok arkadaşımız da çalışmalara katkı sundu.
Yaklaşık bir aylık yoğun emeğin sonunda İstanbul’un en büyük mitinglerinden biri gerçekleştirildi.
Genel Başkanımız Sayın Erdal İnönü’yü Gebze’de karşılarken, rahmetle andığım gazeteci Uğur Mumcu da otobüse binerek mitingi yerinde izledi. Ertesi gün Cumhuriyet Gazetesi bu büyük buluşmayı “Dev başını kaldırdı” manşetiyle kamuoyuna duyurdu.
Dünya Barış Günü Etkinliği
İstanbul mitinginin ardından Dünya Barış Günü yaklaşırken, İstanbul İl Başkanımız Sayın Ercan Karakaş ile birlikte Genel Başkanımız Sayın Erdal İnönü’yü ziyaret ettik.
Dünya Barış Günü’nün sosyal demokrat hareket açısından evrensel bir anlam taşıdığını ifade ederek etkinliğin Kartal’da düzenlenmesini önerdik. Sayın Genel Başkanımızın onayıyla hazırlıklara başladık.
Yaklaşık 80 bin davetiye dağıtıldı.
Kartal Stadı’nda gerçekleştirilen toplantıya İstanbul’un çok sayıda aydını katıldı. Sayın Erdal İnönü, Sayın Aydın Güven Gürkan, Sayın İsmail Cem başta olmak üzere partimizin birçok önde gelen ismi toplantıda yer aldı.
Stadın tamamen dolması üzerine binlerce yurttaş etkinliği dışarıdaki meydanlardan takip etti. Sosyal demokrat hareket adına son derece görkemli ve başarılı bir organizasyon gerçekleştirildi.
1987 Genel Seçimleri ve Ön Seçim Mücadelesi
1987 Genel Seçimleri öncesinde parti yönetimi, tüzükte yer alan ön seçim hükümlerini fiilen devre dışı bırakarak adayların merkez yoklamasıyla belirlenmesi yönünde karar aldı.
İstanbul ilçe başkanları olarak Sayın Hasan Fehmi Güneş başkanlığında toplandık ve bu uygulamanın parti içi demokrasiye aykırı olduğunu açıkça dile getirdik.
Ardından hukuk mücadelesi başlattık ve mahkeme kararıyla yeniden ön seçim yapılmasını sağladık.
Bu süreçte İstanbul örgütünün verdiği mücadele, parti içi demokrasinin korunması açısından önemli bir tarihsel katkı olmuştur.
1990 İstanbul İl Başkanlığı Adaylığım
1990 yılında İstanbul İl Başkanlığına aday oldum. O tarihte il başkanı Sayın Ercan Karakaş’tı.
Yapılan kongrede yarıştım ve il başkanı seçildim.
Özellikle ifade etmek isterim ki; 1983 yılından itibaren genel merkezden hiçbir kişisel talebim olmadı. Milletvekilliği, belediye başkanlığı ve diğer tüm görevlerde aday belirleme yönteminin mutlaka ön seçim olması gerektiğini savundum. Hiçbir zaman merkez yoklamasını benimsemedim.
1991 Milletvekili Genel Seçimleri’nde ön seçime katıldım. Kartal bölgesinde üçüncü sırada yer aldım. Ancak İstanbul genelinde partimiz beş milletvekili çıkarabildiği için parlamentoya girme imkânım olmadı.
Merkez yoklamasıyla belirlenen hiçbir göreve talip olmadım. Aksine, parti içi demokrasinin, üye iradesinin ve hukukun korunması; sosyal demokrasinin evrensel değerlerinin parti içinde hayat bulması için mücadele ettim.
CHP’nin Yeniden Kuruluş Süreci
1992 yılında CHP’nin yeniden açılması sürecinde hiçbir tereddüt yaşamadan bu mücadelenin içinde yer aldım.
İstanbul’da kurucu il yöneticisi olarak görev üstlendim. Ardından yapılan kongrede bir süre daha il yönetim kurulu üyeliği görevini sürdürdüm.
2011-2015 Kartal İlçe Başkanlığı
2011 yılında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı döneminde, Genel Merkez yöneticileri tarafından yeniden Kartal İlçe Başkanlığı görevini üstlenmem istendi.
Bana ifade edilen gerekçe; İstanbul’da ilçe başkanlarına deneyimiyle yol gösterecek, örgüte ağabeylik yapacak bir isme ihtiyaç duyulmasıydı.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığım görüşmede düşüncelerimi açıkça ifade ettim.
Parti içi demokrasinin vazgeçilmez olduğunu, milletvekili ve belediye başkanı adaylarının mutlaka ön seçimle belirlenmesi gerektiğini, üye hukukunun her şeyden üstün tutulmasının zorunlu olduğuna inandığımı söyledim.
Sayın Genel Başkan da bu anlayışa yakın düşündüğünü ifade etti.
Bunun üzerine 2011-2015 yılları arasında yeniden Kartal İlçe Başkanlığı görevini yürüttüm.
Sonuç ve İstifa Kararım
Bugün geriye dönüp baktığımda, yaklaşık kırk üç yıllık siyasi yaşamım boyunca hiçbir kişisel beklenti içinde olmadan yalnızca sosyal demokrasinin, parti içi demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve evrensel değerlerin mücadelesini verdiğime inanıyorum.
Tek hedefim; Türkiye’nin demokratik siyasal yaşamının evrensel hukuk ilkeleri temelinde yeniden güçlenmesi, yurttaşlarımızın özgürlüklerinin güvence altına alınması ve ülkemizin çağdaş milletler ailesi içinde hak ettiği saygın konuma ulaşması olmuştur.
Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada partimizin, iktidarın baskıları ve hukuk dışı müdahaleleri karşısında ağır bir kuşatma altında bulunduğunu üzülerek görüyorum.
Yaşanan gelişmeler yüreğimi derinden yaralamaktadır.
Bununla birlikte, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde de tarihsel birikiminden, parti içi demokrasiden ve üye iradesinden uzaklaştığını üzülerek gözlemliyorum.
Bu nedenle; partide yaşanan butlan tartışmaları, partiye yönelik uygulanan düşman hukuku anlayışı ve parti içi demokratik işleyişin zayıfladığı yönündeki kanaatim nedeniyle, büyük emek verdiğim ve ömrümün önemli bir bölümünü adadığım Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa etmeyi siyasi, hukuki ve ahlaki bir sorumluluk olarak görüyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin gelecekte yeniden kurucu değerlerine, demokratik geleneğine, parti içi hukuka ve evrensel sosyal demokrat ilkelere döneceğine olan umudumu koruyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğimi kamuoyuna ve parti üyelerimize saygıyla arz ediyorum